Kadın şiddetine karşı mücadele gününde kadınlar ses verdi; “Kadın cinayetlerini durdurun”

Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü sebebiyle İzmir iş dünyasının kadın dernekleri ve kadın bir başkana sahip Kemalpaşa Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KESİAD) birer açıklama yaparak kadın cinayetlerine dikkat çektiler. Kadın cinayetlerinin bu ülkenin temel sorunu olduğunu ifade eden kadın başkanlar, “Artık kadınlar öldürülmesin” dediler.

 

KESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Seçil Beydemir Kaynak:

“Erkekler de elini taşın altına koymalı”

Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü, 1999 yılında kadına yönelik şiddete karşı toplumda farkındalık yaratmak amacıyla BM Genel Kurulu kararı ile ilan edilen gündür. Bugün yaşadığımız dünyada toplumlar bu konuda farklı farklı duyarlılıklar gösterse de Türkiye’nin karnesi ne yazık ki hiç iç açıcı değil. Üstelik her geçen yıl artan oranlarda kadınlar erkekler tarafından öldürülüyor, katlediliyor. 2010 yılından bu yana tam 3083 kadın erkek arkadaşı, eşi ya da ailesindeki erkek bireyler tarafından öldürüldü. 2010 yılından bugüne her geçen yıl artan bu rakam, 2019 yılında 418 kadın cinayeti ile zirveye oturdu. Bunca kadının katledildiği atmosferin dağıtılması adına Türkiye’deki tüm kadınların bu mücadelede aktif rol almasının yanında erkeklerin de bu konuda taşın altına elini koyması, bu konuda cezai yaptırımların caydırıcı hale getirilmesi gerekiyor. Bir kadını katledip mahkemede kravat taktı diye indirim verilen bir ülke olmaktan çıkmamız şart. Biz kadınlar bu yolda mücadelemizi sürdüreceğiz ve her bir katledilen kadının hesabını sormak için çalışacağız.

 

İZİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Betül Sezgin:

“Çözüm toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması”

Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü, bu ülkede katledilen kadınların çokluğunu yüzümüze tokat gibi vurduğu bir gündür. Bu yıl, henüz daha Aralık ayı girmemişken 335 kadın katledilerek aramızdan ayrıldı, yaşamdan kopartıldı. Kadın cinayetleri bu ülkenin en büyük sorunudur. Yaşam hakkı en temel haktır ve her yıl masum yüzlerce kadın yaşamlarındaki erkekler, hayatlarından çıkardıkları erkekler ya da ailelerindeki erkekler tarafından, ama mutlaka bir erkek tarafından öldürülüyor. Kadını ölüme götüren kültürel kodlardan başlamak üzere toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde toplumun baştan eğitilmesi, bu konuda bilgilendirilmesi artık şart olmuştur, bıçak kemiğe dayanmıştır.

Kadının erkek tarafından onaylanmayan her davranışının “namus” kavramı içine dahil edilip o namusun sahipliğinin de erkeğe ihale edilmesine hayır diyoruz. Ülkemizdeki kadın cinayetlerinin büyük çoğunluğu, erkeğin namus fikrine uymayan kadını katletmesi ile oluyor. Buna dur demenin yolu da toplumsal cinsiyet eşitliğini temelden, daha ilkokuldan, çocuklarımıza öğretmek, kadın erkek eşitliğinin tohumlarını o yaştan erkek ve kız çocuklarına vermemiz gerekiyor. Ayrıca adaletten de beklentimiz “namusumu temizledim” argümanını makul sebep olarak tanımaktan vazgeçip ağırlaştırıcı sebep haline getirmesidir. Erkeği koruyan, bahanesini ödüllendiren değil, hayatı çalınmış, katledilmiş kadının hesabını soran bir adalet anlayışı bekliyoruz. Adaletin istisnasız tecelli ettiği bir suçu işlemek kolay değildir, yargıdan bu konuda inisiyatif, kanun yapıcı meclisten ise ağırlaştırılmış yasalar bekliyoruz.

EGİKAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Pınar Kılıç

“İstanbul Sözleşmesi uygulansın”

203-128-144-231-290-293-288-349-404-418 ve maalesef şimdilik diyorum, 335. Bu rakamlar son 10 yılda, 2010 yılından 2020 yılına kadar, hayatındaki erkekler tarafından katledilen kadınlarımızın, hemcinslerimizin sayısı. Üzgünüz ama en çok öfkeliyiz. Her geçen yıl artan kadın ölümlerine dur diyememenin öfkesini yaşıyoruz. İçinde bulunduğumuz toplumda ne yazık ki toplumsal cinsiyet eşitliğini kabul etmeyen, kadını her anlamda koruyan İstanbul Sözleşmesi’ni zul olarak gören bir zihniyet son derece güçlü ve hakim durumda. Ancak toplumun yarısını var eden kadınlar bu puslu atmosferi dağıtacak güce sahip.

1999 yılında ilan edilen Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü bu anlamda farkındalık yaratması açısından önemli olmakla birlikte, Türkiye’de bu mücadelenin bir günle sınırlı tutulmadan 365 güne yayılması artık şart olmuştur. Kadınlar olarak öldürülmek istemiyoruz. En kutsal değer olan yaşam hakkımıza uzanan erkek elini adaletin artık kırmasını, namus kavramı üzerinden yaratılan teröre dur denmesini istiyor, bekliyor ve talep ediyoruz.

Kaynak: halkizbiz.com

IP Adresiniz (85.95.231.7) kayıt edilmiştir.